31.01.2026
Dünden beri ismini tekrar etmek istemediğim bir yaratığın yeni açıklanan belgelerinin etkisi altındayım. Kişisel nedenlerle de zor günlerden geçiyoruz ama inanılmaz ağır bir tablo var. Kötülüğün dünya üzerindeki hakimiyeti, tek tek insanların içinde olan kötülük parçalarının bir birleşimi gibi. Bir anlamda dünya üzerinde yaşanan her kötülükten her insan sadece var olmuş olarak sorumlu!
Bunun ağırlığını kaldırmak zor, kendi adıma sadece çaresiz olduğumu söyleyerek özür diliyorum. Eziyet çekerek ölmüş her canlının acısı evrende bir kara delik oluşturmalıydı ama evren buna karşı kayıtsız. Ekşi Sözlük'te ilgili başlığa yazdığım için tekrar burada uzatmayacağım.
Jam günlüğü bağlamında da kısmen iç sıkıcı meseleler oldu. Müzik olarak ağır bir karanlık vardı. Müzikteki karanlığı her zaman çok severim ama bu sefer farklıydı. Aşağıda detayları açıklayacağım. Üç farklı seansta toplam 10 tane mp3 ekledim.
20260131_1050-1-graham_bass-RockTribe-Saddam_Hussein-jhonep-BobertPlaysDrums (05 40 - 07 40).mp3 +cyanite-analysis
İlk bölüm İngiltere'den basçı graham_bass, Rusya'dan klavyeci Saddam_Hussein, Almanya'dan multi enstrümanist jhonep ve Kanada'dan davulcu BobertPlaysDrums ile yaptık, tüm bu olaylar öncesi en azından ben öğrenmeden öncesi hafif eğlenceli kısımlardı.
Buradaki ses dengeleri çok bozuktu. Davul sesleri çok artırıldığı için bozulmuş. Onun sebebini de teknik olarak basları duymak için artırması gerektiğini söyledi. O yüzden biraz karışık gibi, çalarken baslar gerçekten duyulmuyordu. Buna rağmen gayet hoş olmuş.
Son bölümde eğlenceli vokaller eklemeye çalıştım. Başlangıçtaki vokaller jhonep'in...
20260131_1050-2-graham_bass-RockTribe-Saddam_Hussein-jhonep-BobertPlaysDrums (12 57 - 15 21).mp3 +cyanite-analysis
Aynı arkadaşlarla biraz daha ağır bir havada devam ediyoruz, davul sesleri bozulmasa çok daha güzel olacakmış ama o kadar olur artık. Vokallerimle başlayan bir bölüm, yani genelde oraları kesiyorum gibi ama zaten müzik belli kıvama gelince bir ses çıkartmaya çalışıyorum. Bunu daha önce söylemiştim (genelde zaten söylediklerimi tekrar ediyorum, her blog tekil okuma gibi düşünebiliriz).
20260131_1050-3-graham_bass-RockTribe-FEC (28 00 - 30 33).mp3 +cyanite-analysis
Günün en tatlı kısmı. Sevgili Cata/FEC akustik gitarı ile en uyumlu bölümümüz oldu. Kendisi İspanya'dan asabi ve sağlıkçı bir jam arkadaşımız. Baslarda graham efektli bas sesi veriyor. O da çok hoş olmuş. Bu bölümde üçlü bir bütünleşme var. Melodiler üç kanaldan ritim solo fark etmeksizin dönerek bütünleşiyor, çalanlar tekrara almadan akış içinde çalıyor, FEC temel melodiyi veriyor ama o da ufak ufak değişiyor. Bu nadiren olan bir şey, çok hoş olmuş. Bu karanlık günde biraz olsun içimi açtı.
Bitişte de çok fazla düzeltme yapmadım, yani bu şekilde bitti. Bu bölümde arada çok tekrar eden bölümleri azaltmış olabilirim ama akışı değiştirmeyen tekrarlarda bunu yapıyorum. Daha kısa mp3 elde etmek için...
20260131_1421-Kosmischer-RockTribe (05 19 - 08 38).mp3 +cyanite-analysis
Tam karanlık moda İspanya'dan sevgili Kosmischer ile geçtik. Onun tarzı zaten çok hoşuma gidiyor. Sanırım ilk kez karanlık homurtulu, horultulu vokallerle katılabildim. Bence çok hoş eklenmiş. Tam karanlığın içine girmişiz. Dinlerken iyi hissettirmiyor ama çivi çiviyi söker diyelim. Belki bir taraftan arınma için gereklidir, bilemiyorum. Handpan, ud ve vokaller benim, kalan sesler onun... Son bölümdeki vokalli bölümü editleyip onun çaldığını tekrar ettirdim. Orada akış bu şekildeydi, fazladan denemeler vardı ama aynı vokali farklı zamanda yaptım birleştirdim gibi düşünebiliriz. Karanlığa gömülerek bitiriyoruz.
20260131_1450-Kosmischer-RockTribe (00 00 - 03 02).mp3 +cyanite-analysis
Benzer havanın devamı şeklinde, fazla acılı kabul ediyorum ama zaten hem içim çok karanlıktı hem müzik çok karanlıktı, her şey böyle bir araya geldi. Arada kurtulmak istiyor ama karanlık alttan onu geri çekiyor. En son "karanlık" diyorum ama pek anlaşılmıyor. İlk söyleyişimde detone olmuşum onu kesip olmadığım tekrarla değiştirdim.
20260131_1457-Mrbass-Kosmischer-RockTribe (03 21 - 06 52).mp3 +cyanite-analysis
Burada İtalya'dan Mrbass katılınca havamız biraz değişiyor. Daha hareketli bölüm, ikili tekrarlı melodinin birleşme anı açısından eklemek istedim. İki loop'u üst üste birbirine oturacak şekilde kaydediyorum ama bu solo sonrası tekrar eden bölümden ortaya çıkıyor, zaten genelde böyle oluyor.
Ardından basçı arkadaş da aynı yerde susmaya başlayınca ortak bir noktaya geliyoruz, ilginç hoş ama hala içimi rahatlatmıyor. Eklediğim çello sesinin başlangıcı biraz kesik olmuş, oraları hep fazla tekrar eden yerler olarak kesip birleştirdim. Yani bu haliyle 3:31 sürmüş, iki üç kat daha uzundu. Son bölüme doğru çello yine hüzünlü tarafa geçecek ama ilginç bir bölüm oldu.
20260131_2051-cyclops-Clarky-M-RockTribe (03 47 - 06 11).mp3 +cyanite-analysis
Son bölüm İngiltere'den Clarky ve Amerika'dan M çalarken onlara katılmamla başladı. Basçı veteran arkadaş cyclops daha sonra katıldı. Kendi halinde 3/4 olan hoş bir bölümdü. 3/4'e ne kadar sadık kaldık bilemiyorum ama ben elimden geldiğince sayarak çaldım. M'nin gitarları her zaman harika, çalınan arızalı seslere göre değiştirip aynı akışta olduğumuzu düşünüyorum. Gayet yakın en azından, piyanoları biraz sallıyor gibiyim ama benim arızalı seslerden duyduğum biraz öyle. Sonra hafif gergin ve korkulu karanlığa dönüyor.
20260131_2101-Clarky-M-cyclops-RockTribe-HRS (00 45 - 02 54).mp3 +cyanite-analysis
Hafif zikir ritimli, (yani fazladan groove'lu diyelim). Ud, bas ve Clarky'nin gitarı bu efekti veriyor sanırım. Ayrıca İspanya'dan HRS de katıldı. Onun gitarını dinlerken ayırt edemiyorum. Hafif baş dönmesi ve akan melodileri takip ettiğinizde bir şaşırmaca olabiliyor. Bu bence iyi bir şey. Birbiri ile yarışmayan melodileri ancak üst üste bu şekilde çalabilirsiniz. Kolay iş değil. Gayet başarılı.
20260131_2101-Clarky-M-cyclops-RockTribe-yampa (03 44 - 07 57).mp3 +cyanite-analysis
Aynı hava birazcık daha karışık ama güzel gidiyor. HRS burada çalmıyor, gitarda Amerika'dan yampa geliyor, onun eklediği özel bir ses var. Onu ayırt edebilirsiniz. Yan flüt seslerine geçiyorum. Ritimle karışık farklı bir yere doğru ilerliyoruz.
Önceki groove biraz daha büyüyor. M aynı zamanda ritmi de çok güzel veriyor, ritim gitarda kaldığı bölümler groove'un içindeyiz. Arada çıkıp dolanıyoruz. Bu zikir ayinlerinde topluluktan kopan zıplayan arkadaşlar gibi, süper tatlı bir deneyim.
Belli noktadan sonra vokallere geçiyorum. Yan flütle destekli biraz çalarken aynı sesleri vermeye çalışıyorum. Bu bölüm başladığında M bir ses çıkartmış, onu çıkarttım. Çok küçük bir şeydi. Tüm ciddi havayı bozuyordu ama gülümsetti. Bir taraftan karanlık bir taraftan bu ruh haline dönüyoruz.
Davulları Clarky neden durdurdu bilmiyorum ama ritme devam ederken kalan melodileri yakarak bitiriyoruz gibi olmuş. Güzel bir bitiş, burada bitiş yapmak çok zor çünkü herkes diğerini geriden duyuyor.
20260131_2113-Clarky-HRS-RockTribe-M-cyclops (11 06 - 13 38).mp3 +cyanite-analysis
Günün sonuna arızalı seslerle müzikte bozulmaya doğru geçiş gibi. Bu arızalı sesleri eskisine göre daha iyi kullanıyorum ama yine de standart bir jazz havası vermiyor. Artık kendince jazz olsun buna da razıyım. Çok bir iddiam yok.
Şu haliyle benim içime siniyor, hafif etnik hava zaten içimde ve kulağımda olan bir şey, bunu söküp atamam. Beynimde tekrar eden melodileri yansıttığımı düşünüyorum, yapmam gereken de bence bu. Ötesi beni ilgilendirmiyor. Müzik profesyoneli değilim. Olmak gibi bir niyetim de yok.
+
Ek bir mevzuyu da yazayım. Müzik odalarındaki akış ve işleyişi bağlamında arkadaşların genel bir kabulü var. Çok yanlış değil ama bence mevzuyu tam anlamadıklarını gösteriyor.
Bunu söyleyen arkadaş çok uzun süre burada çalanlardan biri. Ona göre bir odadaki müziği tek bir kişi yönetiyor, odaya ilk gelen bir anlamda odanın yöneticisi ve sahibi...
Yani bir bakıma doğru, ritmi kontrol eden müziği kontrol ediyor. Buna elbette karşı çıkmıyorum ama esas olay loop meselesi, loop tabanı ile çalışıyoruz, ritim sadece bir temel sağlıyor.
Bu noktada yine odadaki diğer arkadaş böyle çalışmadığını söyledi, yani müziğe birinin liderlik etmesine gerek yok, akışını bulsun gibi kastetti. Umarım öyle kastetmiştir.
Aslında olması gereken kabaca bu, hep diyorum en başlarda hep sıfır odaya girip ritim ve altyapı ile çalıyordum. Gelen gelsin mantığındaydım. Gelen gelsin, benim müziğim bu bakış açısının yeterli olmadığını düşünüyorum.
Elbette yine deneysel işler yaparken ya da biri ile sözleşip çalarken bunu yapabilirsiniz ama devamlı sadece kendi müziğinizi çalmaya geliyorsanız orada bence bir sorun var.
Bu konuyu bir parça evrensel hale getirirsek, tek adamlık ya da kendi zihin dünyamız/profilimiz içinde kalmak diyebilirim. Müzikle bunu aşmaya gelmiyorsak ve sadece "benim" müziğime insanlar ayak uydursun diye buradaysak bence çok saçma.
Günün sonuda bunu zorlayabilirim ama kişisel olarak bundan zevk almıyorum. Davulları dahil parmakla çalmaya başladım, tüm ritmi ve akışı kendim verebilirim ama bunun bir zihin hapishanesi olduğuna eminim.
Diğerleri ile birlikte yapınca o noktaya ulaşıp nihai sonuca geldiğimizi düşünüyorum ama maalesef "otorite" mağdurları gibi, bu naif yaklaşım pek saygı görmüyor. Böyle bir gözlemim var.
Belki onların kafasında böyle bir kolektif sistem yok. Bir odaya gelip kendi müziklerini çalmak istediklerinde sonradan katılan kişinin bu müziği bozduğunu düşünüyorlar, bu da olabilir. Durum buysa gerçekten üzücü.
Sonuçta herkes kendi loop'ları ile bir nevi "live looping" performansı yapabilir. İmkanı olan bunu yapsın, neden böyle kolektif bir ortamdayız o zaman? Bunu sormak isterim sadece.
Sorum biraz retorik oldu tabii, buradaysak melodiler aslında kimseye ait değil. O anın ruhu ile şekillenen kolektif ürünler olarak hepimize liderlik etmeli, benim idealist görüşüm bu yönde. Bu elbette her zaman gerçekleşmiyor ya da bazen birinin melodileri daha baskın oluyor ve mutlaka uyulması gerekiyor ya da davullar genel şekli veriyor, bunlara bir şey diyemem ama önemli olan yaklaşım.
Bu yaklaşıma sahip kişilerle çok daha keyifli jam'ler ve ruhsal yolculuklar mümkün hale geliyor. Tersi olunca da maalesef tadım kaçıyor ve gün geçtikçe umutsuzluğa kapılıyorum.

Post a Comment