13.12.2023

İnsan davranışlarını gözlemleme açısından verimli bir gündü diyebilirim. Jam'lerin akışında oluşan durumlar aynı görsellerdeki tanecikler gibi bir akışa sebep olabiliyor, her yerde aynı düzeni görüyorum, umarım delirmiyorumdur.

Canımı sıkan birkaç durumu en aşağı ekleyeceğim, giriş kısmını fazla uzun tutmak istemiyorum. Bugünün kesitlerini sadece kendi yayınladığım bölümden aldım. Öncesine Seb'in yayınladığı bölüme katılmıştım, orada da güzel bölümler oldu ama ne ninbottan ne de Seb'in yayınından kesip eklemek ile uğraşmak istemedim. İkisi de birbirinden zor olacak ve hangi zamanı hangi videoyu referans göstereceğim? Tüm sistem karışacak, o yüzden o bölümde çalınan güzel yerleri arşivime ekleyemediğim için üzgünüm. Çalan arkadaşlar da umarım bugünün blog'unda kendilerini aramazlar. O bölümler maalesef yok çünkü...

Sabaha karşı cubase'in içinde en başından beri hazır gelen ama bir kere bile kullanmadığım groove agent diye bir davul programını denedim, sonuçlar beklediğimden iyidi. Kullanması pratik gibi duruyor, sadece beat'leri tıklama yerine otomatik sonraki beat'e geçse ve varsa daha fazla kütüphanesi falan olsa harika olabilir, bu haliyle de yeterli olabilir. En azından bir alternatif olur. Davul konusu canımı sıkıyor.

20231213_2244-KeysRockTribe-chox-rskrivo-Psy [38 58 - 41 12].mp3 +cyanite-analysis

Davulun da etkisi ile biraz transa geçirici bölüm olmuş gibi. Chox ve  rskrivo klavye Psy gitar.

20231213_2244-KeysRockTribe-chox-rskrivo-MetalHead [57 43 - 59 51].mp3 +cyanite-analysis

Burası daha yumuşak bir havada, MetalHead geliyor, hafif ritmler ekliyor.. Psy çıkıyor.

20231213_2244-KeysRockTribe-MetalHead [1 17 54 - 1 19 57].mp3 +cyanite-analysis

Son bölümde sadece MetalHead ile baş başa kaldık, oralarda da biraz metal'e geçelim diyerek davulu tekrar addictive drums'a çevirdim. Güzel program ama tüm beatleri duymuşum gibi geliyor, bunu da kesin daha önce kullanmışımdır.

+

Gel gelelim sıkıntılı bölümlere. Odaların oluşumunda dengesizlik var. Örneğin bir odada eğer biri davulu başlatmışsa ve sürdürüyorsa ve odadaki müzikten artık memnun değilse davulu durdurup şöyle şöyle demesi gerektiğini düşünüyorum. Davulumu aldım giderim, yeni odaya geçerim şeklinde de olabiliyor. Bu şekilde bence sağlıklı değil, odadaki herkese karşı bir tepki gibi oluyor. Böyle durumlarda büyük çoğunlukla odayı değiştireni prensip olarak takip etmiyorum çünkü bu odada kalan diğer herkese karşı ayıp etmek gibi oluyor. Elbette uyumsuz seslerle ben de kalmak istemiyorum ama konuşarak çözmemiz gerekiyor ya da yeni bir şey deneyeceksek de buna ortak karar vermek gerekiyor. Kolektif bir jam bunu gerektirir. Advanced Search bölümündeki Jammer Count ne kadar bir şey ifade eder bilemiyorum ama oradan bile bakarsak eğer en fazla 5-6 kişiyle jam'lerin çalıştığını söyleyebilirim. Daha fazlasında belirgin bir düşüş var. En fazla 3 kişilik jam'lerden eklemişim, yani bu bir gösterge olamaz ama zaten 5-6 kişiden fazla odaya bağlanıp çalmaya çalışmanın nasıl bir manası olabilir? Hala bunu kimsenin fark etmemesi çok garibime gidiyor.

Bu prensip olarak sıkıntı olan bir konu, sadece bir kişi için bunu demiyorum. Sıklıkla bu şekilde davrananlar olduğunu görüyorum her seferinde beni bu rahatsız ediyor. Bu konuda kimseye bir şey de demiyorum, yanlış anlaşılabilir ve tabii daha bu kadar ince meselelere gelene kadar çok yolumuz da olabilir.

Dün ben bir süre sonra tekar sıfırdan bağlandım. Jabah sağ olsun beni kalabalık odaya davet etmeye gelmiş. Gel burada eğleniyoruz, tek başına ne yapıyorsun gibilerinden, ben de birlikte çalmaya geldi zannetmiştim :D

Bir taraftan şöyle düşünüyorum, tersi bir durum olsa yani ben kalabalık odada olan ve tek başına çalan başka biri olsa oradan devam edebilirlerdi. Bunun da örneği oldu, her durum kendi özel şartlarında değerlendirilmeli...

Burada ilk sorun elbette müziğimi beğenmiyor olmalarıdır. Buna şüphe yok. Bunda alındığım herhangi bir şey de yok. Çünkü herkes herkesin müziği beğenecek diye bir kural olamaz. Müzik bu sonuçta, hoşuna gider ya da gitmez, tarzın değildir falandır filandır. Bunlara takılmıyorum. Ayrıca çoğu tepkinin genelde "üzüntülü" müzik yaptığım şeklinde olmasını da not ediyorum. Aslında bir parça buna dikkat edip daha "eğlenceli" şeyler çalmaya çalışıyorum ama müzikte böyle bir kriter bile bana garip geliyor.

Neden üzüntülü olanlar daha kötü, diğerleri daha iyi olsun ki? Belki bu aman niye üzülelim tarzında bir düşünce olabilir ya da üzüntü değil de daha derinlikli olan müzikler belki depresyona sürüklüyor olabilir, yani burada da temelden ayrıldığımızı düşünüyorum. Ben müziği aslında bir eğlence aracı değil bir akış biçimi olarak görüyorum. Düşüncelerimizin akmasına izin vermesi gerekiyor. Genelde fazladan hoplarken pek fazla bir şey düşünemeyiz, çok ritmin ya da çok eğlenceli müziklerle bir mesaj aktaramayız, sadece eğlenmek içindir, sadece o an içindir ya da o anı unutmak içindir. Bu bana oldum olası ters geliyor. Belki en temel anlaşmazlığımız bu, bilemiyorum. Kimsenin de üzerine bu kadar düşündüğünü sanmıyorum ama benim için bu önemli...

Her neyse müziği nasıl görürlerse onların bileceği iş, çaldıklarım fazla ağır ya da depresif gelip beğenmiyorlarsa (ya da yetersizse) yine hiçbir şekilde bunda alınacağım bir şey olamaz ama esas sorunun bundan başka olduğu izlenimine kapılıyorum. Öncelikle kişisel yakınlıklar ve muhabbetler giriyor ki bu insanın olduğu her yerde var, bunu da anlamaya çalışıyorum tamam diyorum ama sonra yoksa kültürel faktörler mi diyorum. Bunu birkaç kişiye sordum-söyledim, alakası yok dediler ama bu kadarı da hep bana mı denk geliyor yani? Gerçekten bilemiyorum ve emin değilim. Eğer durum korktuğum gibiyse sıkıntılı bir durum. Gizli bir ötekileştirilme içersinde olabiliriz. Bunu sadece bu olaylar ya da bu jam için demiyorum, böyle genel bir hava var. İhtimali bile sıkıntılı bir şey.

Bu son dediklerimi bir anlamda yanlışlayan şeyler de oluyor. Az sayıda da olsa Türkiye'den katılanlar var. Dün birkaç kişiye denk geldim ya da onlar denk geldi artık neyse kimsenin nickini buraya yazıp zan altında bırakmak istemiyorum ama tepkiler çok ama çok garip. Yani tabii ki bu kültürel fark ötesinde, insani sıkıntılar ya da tepkilerle alakalı olabilir. Aynı kültürden de olmayabiliriz, bu toprakların özelliği de biraz böyle, karman çorman yani...

Demek istediğim şu, zaten çok kere söyleyen oldu, en temel kibarlık odadan çıkarken bir veda cümlesi kurmaktır, pat diye kaba şekilde çıkmak her zaman için ayıp bir şey, iki harfle bile bunu yapmak mümkün yani çok da zor olmamalı. Bunun haricinde Türkiye'den katılıp ud sesini bile tanıyamanları görünce üzülüyorum, dünyanın her yerinden insanla çaldım, tanıyorlar be abi, bu kadar değil yani. Neyin kafasını yaşıyorsunuz gerçekten anlayamıyorum. Ayrıca jam'lerin akışında kimsenin rolü değişmez değildir, bu da benim anlamadığım bir şey. Ritm çalan soloya geçemez ya da solo çalan ritme geçemez diye bir şey yok. 

Tek melodi üzerine solo şeklinde bir düşünce zaten tam olarak jam olmaz, backing track olayı olur ki buranın kabusu. Yani müzik olarak bu kadar uzak olmak, beni rahatsız ediyor. NINJAM ortamının hiç anlaşılmaması adına rahatsız ediyor, insan olarak rahatsız ediyor. Bir de aynı dili konuştuğum (aslında hiç konuşamadım) insanlar olması açısından rahatsız ediyor. Bu aşırı ilginç bir şey. Yapay zekalı dalga geçilen deepl çevirisi ile insanlarla daha çok konuşabiliyorum. Bizden beyefendiler burunlarından kıl aldırmıyorlar, hepsi birbirinden garip abi. Nasıl böyle denk geliyor ben gerçekten anlamıyorum. 

Bunu birini kastederek ya da jam'lerde takıldığım insanları zan altında bırakacak şekilde ifade etmiyorum. Bu bendeki genel bir algı, çok olumlu şeyler olsa da bu tarz olaylarla karşılaştığımda tadım kaçıyor ve not etmek istiyorum, zaten güzellikleri de her seferinde yazdım. Eksik olan organizasyon meselesinde bu kafalarla herhangi bir organizasyon yapılamaz. Neyin derdindeler hiçbir fikrim yok ama işlerin bu seviyeye gelebilmesi bile gerçekten büyük bir başarı. 

Ama elbette umudum var. İşler güzel ilerliyor ve ilerleyecek. Eksik olan şey organize olmak ve müziği sadece kafayı durduran, o anı eğlenerek geçirdiğimiz bir şeyden bir ifade biçimine, bir hikaye anlatımına çevirebilmemiz gerekiyor. Bunun için ilanları güncelliyorum ve gördüğüm insanlara soruyorum. Mutlaka biri çıkacaktır, bu kadar da tek başıma değilimdir, diye umuyorum.