14.07.2026

İlginç ve karışık bir seans oldu. Hemen en başta söyleyeyim, ben gayet mutlu ve memnun ayrıldım ama katılan arkadaşların öyle olmayabileceğini derinden hissettim. Bunun temel sebebi bir taraftan elimizdekilerle yetinmemek gibi geliyor ama bilemiyorum tabii herkesin kendi tercihleri...

Groove meselesi var. Ninjam loop ve içerikleri olan bu kafa sallatan melodilerle ilerliyor gibi geliyor bana. Genelde sağlam bas ve davul ile zaten buna otomatik sahip oluyoruz ama bugün çok ilginç şekilde hiç basçı gelmedi ya da gelemedi (oda doluyken). Bilemiyorum.

Her zaman ses seviyesi sorunu var.  Sevgili hjdrums akustik davulu sisteme aktarıyor gibi. Sesleri otantik ve çok hoş ama inanılmaz kısık, 20 db civarı artırdım. Tabii bu kadar artırınca dip sesleri biraz kesmem gerekti. Çalarken de artırdım ama yine de duymak çok zordu.

Metronomla çalan da çok yok gibi, bilemiyorum karışık duygular içindeyim bu konuda ama özellikle çok uzun süreli jam'lerde devamlı loop'ları belirlemek istemiyorum, bu bir yerden sonra kendini tekrar etmek demek oluyor ve insanları sanki zorluyormuşum gibi hissediyorum. O yüzden odada en azından bir kişinin daha bu loop'lara katkı yapması işin rengini çok değiştiriyor.

Bundan hep bahsediyorum. Elbette loop kaydetme zorunluğu yok ama bu durumda iskeleti oluşturacak bir groove'u sürekli çalmak gerekiyor. Bu da ayrı bir işkence olur. Bilemiyorum cidden aslında çok karışık bir konu değil ama bugün gibi jam'lerde bunun ne kadar karışık olabileceğini görüyorsunuz.

Sadece sarhoş vokalleri ile eğlenen arkadaşlara da saygı duyuyorum. Coşkuyu veriyorlar hoş ama uyumlu çalma ya da melodilerin üst üste gelişmesi için iskelet üzerinde çalışmanın hem belli bir zahmeti var, hem bu görmezden geliniyor hem de sanki yapay zeka ile yapmışız gibi muamele ediliyor. En kötüsü, sanki tüm bu iskelet o üzerinde eğlensin diye yapılmış gibi muamele ediliyor. Bu da gerçekten doğru değil.

İdeal olan tüm melodilerin değerinin anlaşılması şeklinde ama ideallere gerçekten çok uzağız.

Tabii hep olumsuz şeylerden bahsetmeyeyim. Bugün uzun zamandan sonra sevgili Fadista ile tekrar çalabildik. Son mp3'ün sonuna kadar ortada pek bir davul yoktu. Baştaki davulcu veteran abimizi daha çok perküsyonist olarak görüyorum yani harika sesler ama o coşkuyu vermek istemiyor. Tarzı böyle, çok beğeniyorum ama bugün nedense bana davulsuzluk biraz garip geldi. Davul ekleyebilecek arkadaşlar da geldi ama eklememeyi tercih ettiler.

Muhtemelen konseptimizin böyle olduğunu düşündüler. Tabii ki 5-6 vokalli değişik hoş bir jam olmasından şikayetçi değilim ama bu herkesi memnun etmedi.

Vokalle katılımımı daha artırdım ama bugünkü performansımdan çok memnun kalmadım. Söylerken daha iyi gelmişti, dinlerken çok fazla sıkıntı duydum. Bunun ilk sebebi gece ses olmasın, evde rahatsızlık yaratmasın diye kısık sesle söylüyor olmam. Bu çatallı kötü bir sese neden oluyor. Detone meselesi de çok sınırlarda, birçok yerde kaçırmışım. Normalde çalışırken bu kadar çok kaçırmıyorum ama bugün sesler aşırı karışıktı. Bundan olabilir diyorum. Emin değilim.

20260714_1403-hjdrums-Fadista-RockTribe (29 07 - 32 00).mp3

Fadista'nın piyanoları burada çok huzurlu geliyor. Toplamda akışta tek sorun davulcumuzdaki metronom sıkıntısı, yani çok sınırlardayız. Ben loop'u quantize ediyorum. Metronomla bu şekil çalış ve quantize gerçekten çok ama çok zor oluyor. Metronoma odaklanıp düzgün kayıt almak gerekiyor, arada çok kaçtı. Quantize olmadı, o şekilde bıraktım. Bir kısmı edemedim bile.

20260714_1403-hjdrums-Fadista-RockTribe (34 14 - 36 19).mp3

Aynı melodilerinin çello ile devamı şeklinde. Fazla karanlık ve fazla otantik bir gündü sanki ama ud sesinden mi bilemiyorum her katılan arkadaş oryantal tarafta kaldı. Bir noktada çeşit olarak düzlüğe çıkmalıyız diye düşünmekteyim. Tabii ki karanlık ve oryantali severim ama sürekli değil. Vokalsiz iki mp3'ten sonra bolca vokal olacak.

20260714_1551-1-whoami-Fadista-Yanek-RockTribe-dLf-Yan_Le_Rouge-1sleeve (06 04 - 08 38).mp3

Hem burada 3 vokalle başlıyoruz (psikopat olayı burada başlıyor), inanılmaz yoğun sesler. Normalde bu bölümü eklemeyecektim. 1451 ile biten bölümde 6. dakika işaretlemiştim ama onun yerine bunu aldım. Hatayla oldu ama sonra ikisini karşılaştırdım ve bu bölümü tercih ettim. whoami Fransa'dan gitar ekliyor, çok duyulmuyor ama arada hoş eklemler yaptı. Fadista'yı zaten tanıtmama gerek yok, Türkiye'den harika sesi ve çalımı ile katılıyor. Yanek Rusya'dan buradaki gitar karanlık ritimlerini o başlatmıştı. Çok yüksekti biraz kıstım. dLf Almanya'dan klavyeler ve orijinal eklemeler yapar, genelde çok uyumludur. Yan_Le_Rouge Fransa'dan sevgili sarhoş vokal dostumuz, sesi böyle çıktığı için diyorum yani şikayet gibi anlaşılmasın ama çok bağırdı, kısmak zorunda kaldım. Sevgili Mr. 1sleeve de Fransa'dan ve ilk kez vokal ile katıldığını gördüm. Normalde davul ve çeşitli seslerle katılıyor. Ağız kopuzu da kullandı ama genelde vokaldeydi. Harika eklemeler yaptı.

20260714_1551-2-whoami-Fadista-RockTribe-dLf-Yan_Le_Rouge-1sleeve-Jave (22 04 - 26 00).mp3

Yanek çıktı, diğer çalanlar aynı ama Jave çok kısa süreli geldi. Sadece burada söylediği kadar söyleyip çıktı. Bölümde başlayan ses onun sesi, İsveç'ten harika bir vokal ama sanırım oda kalabalık geldi, bilemiyorum. Fadista ile düet yapmış oldular ama ne kadar fark ettiler bilemiyorum. Ben iki harika ses bir kesitte denk geldiği için bile çok mutlu ve memnun oldum ama onlar oldu mu emin değilim.

Burada mecburen bir oryantale geçiş yapıyorum. Tüm akış zaten öyle, yakışıyor aslında sonra bunu sesimle desteklemeye çalışıyorum. Çok sınırlarda fazla çapaklı bir ses çıkartmışım. Ayarları çok kurcalamadım. Hafif söz de eklemeye çalıştım. Tam o sırada Fadista da sözle başladı. İlginç bir andı. Jave vokali de tam burada vardı ama onu sonraki bölüme kaydırdım çünkü birbirimize karışıyorduk. Haliyle sonradan duyduğumuz için fark edemiyoruz bunu. Ağız kopuzuna da dikkat, ilginç bir dokunuş. Arada martı sesleri de duyuyorum, kasten mi bilemiyorum ama gerçekten ilginç.

20260714_1551-3-RockTribe (33 55 - 38 14).mp3

Bu kesitte daha önce yapmadığım bir şeyi yaptım ve çalan herkesi kapatıp sadece kendi kanalımı koydum. Umarım çalan arkadaşlar yanlış anlamaz (çok özür diliyorum) ama gerçekten çok karışmış ve bu çaldığımın arşivimde olmasını istedim yoksa kimsenin çalışını ya da katkısını eleştirmiyorum. Buradaki seslere neural dsp'nin amfisini ekliyorum. Lavta ve cello seslerinde gitar amfi efektleri var, hoş duyuluyor. Üzerine biraz vokal denedim yine çok limitlerde, klavyede tam bastığım yerleri gitar gibi duyamıyorum ama gayet yakın. Daha sonra vokalde olan melodi ile geçiş yapmaya çalışıyorum. Çello ritmi kısmını editledim, oradaki ritme gelene kadar biraz oturtma gelişme oluyordu. Yoğun seslerde metronomla kayıt cidden meşekkatli iş, biraz karıştı. Ve maalesef klavyenin fiziksel tuş seslerini de mikrofon almış. Ona özel ayar yapmak lazım ama henüz bakamadım. Akış içinde kafayı salla!

20260714_1651-Fadista-1sleeve-RockTribe-dLf-whoami-Yan_Le_Rouge (11 12 - 15 02).mp3

Bu da bitiş bölümden iki kesitin başlangıcı, klasik elektro gitar sesi duyuyorum onlar whoami'nin çok hoş olmuş. 1sleeve vokali ile bir nevi perküsyon yapıyor gibi ona katılmaya çalışıyorum. Üzerine Fadista'nın çok hoş piyanoları resim tamamlanıyor. Buradaki vokallerimde farklı efekt var, harmonik ve ton düzeltici, bir miktar farklı duyuluyor.

20260714_1651-Fadista-1sleeve-RockTribe-dLf-Yan_Le_Rouge (15 31 - 20 40).mp3

Psikopat olayı burada sona eriyor. Karanlık günü Rus halk şarkısı Polyushka Polye ile bitiriyoruz. Geçen sefer denediğimde pek başaramamıştım. Burada yüzde 70 civarında yapabilmişim diyelim. Yine hatalar var. 32 bpi'ye tam oturdu. Oturacağını düşünmediğim için ilk bölümü tekrar edip ikinciyi sonradan ekledim. Normalde 32 bpi gerçekten bizi çalarken uzaklaştırıyor ama buna nasipmiş diyelim.

1sleeve bölüm ve gün biterken bir anlamda tanıtım yapıyor, tek tek nicklerimizi söylüyor ve ben de karşılık veriyorum. Eğlenceli hoş bir bölümdü ama Fadista'yı söylediğini duyamadım. O an bunu fark edemedim, o yüzden bir şey söyleyemedim. Üstelik daha önce çok seferler Fadista diye seslendiler ama bu bölümde muhtemelen unuttu ya da söylediğini düşündü. Söylediyse ve ben duyamadıysam ya da kestiğim yerde yoksa, hiç fikrim yok. Umarım "1sleeve" derken doğru telaffuz etmişimdir.

Bölüm sonunda ortalığı katıp karıştıran İngiliz arkadaş troll'müş. İlk nicki farklıydı, sonradan daha önce çaldığımızı fark ettim. O zamanlar pek kibardı ama şimdi ilk dalga geçiyormuş gibi geldi. Sonra herkes kendi sample'ını yapsın gibi bir şey dedi. Dedim kendi sample'larımız var da böyle pat diye altyapı açmıyoruz ya da işte davulcu varsa gelsin çalsın katılsın. O şekilde bir yaklaşım. Yine de son bölüm onun ritimleri ile coşkuya kavuşup günü bitirmiş olduk. Onu listelere eklemedim çok küçük bir kesit ve bu şekilde ismini eklemek istemedim.

Umarım yanlış anlaşımdır ama bariz şekilde dalga geçti. Bir de İngiliz ya da ana dili İngilizce olan arkadaşlardaki dil kullanım rahatlığını anlamıyorum. İngilizce bilmek zorunda değiliz, tamam evrensel dil şeklinde bir kendine güvenleri var ama böyle bir zorunluluk hissetmiyorum. Onların da minimum kibarlık olarak bunu zorunlu olarak görmemeleri ve kurdukları cümleleri basit tutmaları gerekir. Bu da yanlış anlaşılmaların önüne geçer.

Herkese teşekkür ediyorum, ben gün sonu karışık duygular içinde olsam da çok eğlendim. Bu kadar uzun süre kesintisiz şekilde çaldığım pek olmamıştı. Zaman nasıl geçti anlamadım bile.